Türkiye’de Kadın Gazetecilerin Güvenliği Ne Durumda?

Gazetecilikte Kadın Koalisyonu’nun araştırmasına göre, Türkiye’de kadın gazetecilerin yüzde 62’si maruz kaldıkları ayrımcılık ve çalıştıkları yerdeki fırsat eşitsizliği dolayısıyla stres altında çalışıyor.

Gazetecilikte Kadın Koalisyonu (CFWIJ), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) işbirliği ile düzenlediği panelde kadın gazetecilerin güvenliği hakkında konuştu.

Panelde konuşmacılar, kadın gazetecilerin Türkiye’de yaşadığı temel güvenlik sorunları üzerine odaklandı. Panelde Gazetecilikte Kadın Koalisyonu adına Kurucu Direktör Kiran Nazish ve Küresel Danışma Müdürü Sulome Anderson; TGS adına ise Kadın ve LGBTİ Komisyonu üyeleri Gülfem Karataş ve Şafak Timur konuştu.

Gazeteciler, Türkiye’de mesleklerini icra ederken alanda yaşadıkları deneyimlerini paylaştılar ve insan hakları noktasında karşılaştıkları sorunları paylaştılar.

“Kadın gazetecilerin yüzde 62’si ayrımcılık nedeniyle stres altında”

Kiran Nazish, Koalisyon’un Türkiye’de yaptığı çalışmaların neticelerini paylaştı.

“Türkiye’deki kadın gazeteciler ve editörlerle yaptığımız son çalışmaya göre kadın gazetecilerin yüzde 62’si maruz kaldıkları ayrımcılık ve çalıştıkları yerdeki fırsat eşitsizliği dolayısıyla stres altında çalışıyor. Buna bir de alanda çalışırken karşılaştıkları taciz vakaları ekleniyor. Tüm bunlar hem işlerini hem de psikolojilerini olumsuz etkiliyor.”

“Türkiye dünyada en çok tutuklu kadın gazetecinin olduğu ülke”

Sulome Anderson, yabancı bir muhabir olarak takip ettiği ve haber yaptığı Gezi Parkı olaylarına ilişkin deneyimlerini paylaştı. “Türk meslektaşlarımdan farklı olarak ben, verimli çalışmanın neredeyse imkansız olduğu bir medya ortamında çalışmıyordum. Her zaman olduğu gibi bu tür zorluklar her zaman en çok kadınlar tarafından hissediliyor” diyen Anderson,  istatistiklere göre Türkiye’nin, dünyada en çok tutuklu kadın gazetecinin olduğu ülke olduğunu ifade etti.

TGS adına konuşan Şafak Timur bir gazeteci olarak kendi deneyimlerinin yanı sıra meslektaşlarının yaşadıklarından yola çıkarak anektodlar paylaştı. Tüm bunlardan yola çıkarak Türkiye’de basın özgürlüğünün ne yöne evrildiğine ilişkin bir tablo çizdi: “Gezi Parkı protestolarının başlangıcından başarısız darbe girişimine dek bugüne kadar meslektaşlarımın neler yaşadığına tanıklık ettim. Örneğin 2015 yılının sonlarında Beritan Canözer “fazla heyecanlı gözüktüğü” için gözaltına alındı ve 120 gün boyunca gözaltında tutuldu. Bunun gibi örnekler insanı oldukça hayal kırıklığına uğratıyor.”

“Polis tarafından tecavüzle tehdit ediliyorlar”

Gülfem Karataş ise TGS’nin yaptığı, kadınların ve LGBTİ üyelerinin çalışma şartlarını anlamaya yönelik detaylı çalışmadan yola çıkarak örnekler verdi. “Yaptığımız çalışmada konuştuğumuz kadın gazetecilere şiddete ve ayrımcılığa yönelik yaptıkları haberlerle ilgili ne hissettiklerini sorduk. Bazı katılımcılar kendilerini dışlanmış hissettiklerini belirttiler. Bazıları polis tarafından tecavüzle tehdit edildiklerini anlattılar. Haber kaynakları ile görüşürken kendi telefon numaralarını vermek yerine başka numaralar vermek gibi formüller kullandıklarını söylediler.”

Kaynak: The Coalition For Women in Journalism

avatar
  Kaydol  
Bildir
19 Aralık 2019