Türkiye’de otoriterleşme süreci yeni bir aşamaya geçti. CHP’nin 38. Olağan Kurultayı ile 21. Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada mahkeme, “tedbirli mutlak butlan” kararı verdi. Kararla birlikte Kemal Kılıçdaroğlu ve kurultay öncesindeki parti organlarının görevlerine devam etmesine hükmedildi. Bu karar, fiilen Kasım 2023 öncesindeki yönetim yapısına dönülmesi anlamına geliyor. Dosyanın kesinleşmesi halinde, 6-7 Eylül 2024 tarihlerinde gerçekleştirilen tüzük kurultayında yapılan değişikliklerin de geçersiz hale gelmesi ve eski tüzüğe dönülmesi bekleniyor.

Geçtiğimiz on yıllar içerisinde demokratik değerlerin aşındığı, kademeli bir otoriterleşme süreci yaşandı. 19 Mart 2025’te Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en güçlü rakibi olan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasından itibaren ise Türkiye yeni bir sürece girmişti. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Cumhurbaşkanı adayı ve pek çok CHP’li belediye başkanının tutuklu yargılanması ile devam eden bu süreç özgür ve adil seçim ihtimalini pek çok kişi için rafa kaldırdı. Cumhuriyetin kurucu partisi ve yerel seçimlerle birlikte birinci parti haline gelen Cumhuriyet Halk Partisi’ne, mutlak butlan kararı ile yargı eliyle gerçekleştirilen saldırı ise seçme ve seçilme hakkına ve çok partili seçim sistemine yönelik bir darbe olarak değerlendiriliyor.
“Bu Karar Sadece CHP’ye Değil, Demokrasiye Müdahaledir”
Kararın ardından CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) olağanüstü toplandı. Yaklaşık beş saat süren toplantıda alınan ilk siyasi kararın, “kararı tanımamak ve mücadeleyi sürdürmek” olduğu öğrenildi.
Toplantının ardından açıklama yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, sert ifadeler kullandı: “Biz burada ev sahibiyiz. Kiracılar gider, ev sahipleri kalır. Baba ocağında kimin oturacağına baba ocağının gerçek sahipleri karar verir.”
Mahkeme kararının yalnızca CHP’ye değil, demokrasiye ve seçme-seçilme hakkına yönelik bir müdahale olduğunu söyleyen Özel, tüm yurttaşlara ve siyasi partilere çağrıda bulundu. Cumhuriyet tarihindeki demokratik iktidar değişim mekanizmasına müdahale edildiğini belirten Özel, “Bu darbeye teslim olmayacağız” dedi.
Basın açıklamasının ardından CHP Genel Merkezi önünde toplanan kalabalığa seslenen Özel, şunları söyledi: “Şu andan itibaren tehlike ortadan kalkana kadar ve CHP’yi kimin yöneteceğine AK Parti’nin yargı kolları değil CHP’liler karar verene kadar bu binadayım, odamdayım. Hiçbir yere gitmiyorum.”
Özel ayrıca meydanlara çıkma çağrısı yaparak, “Gerekirse hayatı durduracağız, gerekirse tüketimden gelen gücümüzü kullanacağız ama teslim olmayacağız” ifadelerini kullandı.
Kararın duyurulmasının ardından Ankara’da CHP Genel Merkezi önünde, diğer illerde ise il başkanlıkları önünde kalabalıklar toplandı.
Yandaş Medyaya Tepki
CHP Genel Merkezi önünde toplanan kalabalık, Kemal Kılıçdaroğlu’nun mutlak butlan kararı sonrası Kemal Kılıçdaroğlu’nun mutlak butlan kararı sonrasında “Hayırlı olsun” mesajını verdiği TGRT Haber ekibine tepki gösterdi. Kanalın muhabiri ve kameramanı sloganlarla alanın dışına çıkarıldı.
Benzer bir tepki iktidara yakınlığıyla bilinen A Haber ekibine de gösterildi. Genel Merkez bahçesinden yayın yapan muhabir ve çalışanlar yuhalandı. Kalabalık sık sık “A Haber dışarı” sloganı attı.
“Asliye Mahkemesi, Seçim Yargısının Yetkisini Gasp Ediyor”
CHP Parti Meclisi Üyesi, CAO Politika Kurulu Başkanı ve Anayasa Hukuku Profesörü Şule Özsoy Boyunsuz, kararın hukuki dayanağına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Boyunsuz, siyasi partilerin kurultaylarının Seçim Kanunu ve Siyasi Partiler Kanunu kapsamında seçim kurullarının gözetiminde yapıldığını hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: “Siyasi Partiler Kanunu’nun 2. maddesi açıktır. Kurultaylara ilişkin itirazlar seçim kurullarına yapılır ve kesin olarak karara bağlanır. YSK’nın ve seçim kurullarının verdiği mazbatayı asliye mahkemeleri iptal edemez. Böyle bir yetkileri yoktur.”
Boyunsuz, mahkemenin dayanak olarak kullandığı Medeni Kanun hükümlerinin dernekler için düzenlendiğini belirterek, bunun siyasi partilere uygulanmasının hukuken mümkün olmadığını savundu: “Bu madde çok istisnai durumlar için öngörülmüştür. Siyasi partilere uygulanmasının örneği yoktur. Burada asliye mahkemesi, seçim yargısına ait bir yetkiyi ağır biçimde gasp etmektedir.”
Partiler Arası Dayanışma
Mutlak butlan kararının açıklanmasının ardından çok sayıda siyasi parti ve demokratik kitle örgütü CHP yönetimine destek mesajı yayımladı. Türkiye İşçi Partisi, İyi Parti, Zafer Partisi, Sol Parti, Milli Yol Partisi Genel Başkanlar düzeyinde, CHP Genel Merkezi’ne ziyarette bulundular.
Kadın örgütleri de demokrasi mücadelesine hem yürüyüşlerde hem de CHP Genel Merkezi’nde destek verdi. Eşitlik için Kadın Platformu temsilcileri Özgür Özel’e dayanışma ziyaretinde bulundular.
Muhalefet partileri yaptıkları açıklamalarda, kararın yalnızca CHP’nin iç işleyişini değil, Türkiye’de siyasal rekabeti ve çok partili sistemi hedef aldığını savundu. Açıklamalarda, yargı eliyle siyasi alanın yeniden dizayn edilmeye çalışıldığı vurgulandı.
