ABD’de Demokrat Başkan Adayı Elizabeth Warren’a Destek Artıyor

ABD’de gelecek yıl yapılacak başkanlık seçimleri için Demokrat Parti’nin aday adaylarından Elizabeth Warren, son bir ay içinde başkanlık yarışında Demokrat aday adayları arasında destek oranını en çok artıran isim. Warren, ekonomi, LGBTQ ve çevre planları ile ABD’de “yapısal bir dönüşüm” vaadediyor.

Reuters/Ipsos anketinden çıkan sonuçlar, Warren’ın Joe Biden ve Bernie Sanders’ın ardından en kuvvetli rakip konumuna geldiğini gösteriyor.

70 yaşındaki eski hukuk profesörü Warren 2012 yılında Senato’ya seçilmişti.

Obama yönetimi sırasında Tüketici Mali Koruma Bürosu’nun kurulmasına ön ayak olan Warren, bir iflas yasası uzmanı.

Başkanlık vaatleri

Senatör Warren’ın başkanlık vaadi, ekonomide büyük bir yapısal değişimle emekçilerin ekonomik gücünü artırmak.

ABD’nin “sadece zenginlere yaradığını” söylediği ekonomisinde büyük çaplı ve yapısal değişiklikler yapılması gerektiği mesajını sürekli veren Warren’ın ön plana çıkan planları arasında, zenginlere yönelik varlık vergisinin çıkarılması ve öğrencilerin kredi borcunun iptali yer alıyor.

Warren hane başına 50 milyon doların üzerindeki varlıklar için yıllık yüzde 2 vergi ve 1 milyar doların üzerindeki varlıklar için yüzde 1 vergi uygulayacak.

Warren, bu vergiden elde edilen kazancın – on yıl içinde 2.75 trilyon dolar olduğu tahmin ediliyor – öğrencilerin kredi borcu iptali, ücretsiz devlet okulları ve evrensel çocuk bakımının maliyetini karşılayacağını ifade ediyor.

Sağlık planı “muğlak” mı?

Sağlık alanında ise Warren, Obamacare uygulamasının daha da iyileştirilmesi gerektiğini savunuyor. Herkese mümkün olan en düşük maliyetle sağlık sigortası sağlanması gerektiğini vurgulayan Warren, kendi önerdiği sistemde orta sınıf ailelerin sağlık sigortası için daha az para ödeyeceğini vaadediyor. Önerdiği plana göre, maliyetler sadece şirketler ve varlıklı aileler için artacak.

Ancak Warren, sağlık planı konusunda “muğlak” ifadeler kullanmakla eleştiriliyor. Tüm başkan adayları herkesi kapsayan sağlık güvencesi (27.5 milyon Amerikalı yani nüfusun% 8,5’i hala sağlık sigortasından yoksun)  konusunda hemfikir olsalar da, bunun nasıl sağlanacağı konusunda anlaşamıyorlar. Adayların ortaklaştığı “Medicare for All” (Herkes için Sağlık), özel sağlık sigortası programlarını ortadan kaldırarak hizmet noktasında ücretsiz, tek ödemeli bir sistemi önerse de, örneğin aday Joe Biden, Obamacare tarafından oluşturulan özel sağlık sigortası borsalarında iyileştirmeler öneriyor. Warren’ın da, özel sağlık sigortası programlarının ortadan kaldırılmasını savunan aday Sanders’ın aksine, Biden’ın yöntemlerine daha yakın durduğu ve kullandığı “muğlak” ifadelerle pozisyonunu net ifade etmekten  kaçındığı ifade ediliyor.

LGBTQ politika önerileri

Warren, geçtiğimiz hafta kapsamlı bir LGBTQ politika planı yayınlayarak, cinsel yönelim ve cinsiyet temelli ayrımcılığa karşı mücadeleye yönelik tedbir ve kaynak yönetimi taahhütlerini açıkladı.

Bu tedbirler arasında, LGBTQ bireylere yönelik sivil hakların korunmasını artıracak Eşitlik Yasası’nı için çalışmak ve ayrımcılığın önlenmesi için Dini Özgürlük Restorasyon Yasası’nın değiştirilmesi gibi politikalar yer alıyor.

Warren, trans bireylerin orduda görev almasını yasaklayan ve LGBTQ insan haklarını denetlemek için Dışişleri Bakanlığına özel bir elçi atayan sağlayan Trump’ın yönetim politikasını tersine çevireceğini de ifade diyor.

LGBTQ planında, ABD’de yakın zaman önce öldürülen transeksüel bireylere de  dikkat çeken Warren, “Bir başkanın bu kişilerini adlarını söyleme ve anılarını onurlandırma zamanı” diyerek, trans bireylere yönelik şiddete ilişkin önlemler alınacağı sözü veriyor.

Çevre politikaları

ABD’yi yüzde 100 temiz enerjiye taşımak için 10 yıllık bir plan çerçevesinde 3 trilyon dolar harcama taahhüdünde bulunan Warren, fosil yakıtlara bağımlı rafinaj ve kömür madenciliği endüstrilerindeki çalışan gruplarını korumak için de politikalar üreteceğini ifade ediyor.

Warren’ın hedefleri arasında, 2028 yılına kadar yeni ticari ve konut binalarında yüzde 100 “sıfır karbon kirliliği”, 2030 yılına kadar tüm yeni otomobiller, otobüsler ve hafif ve orta dereceli kamyonlar için yüzde 100 “sıfır emisyon standartları” ve 2035 yılına kadar elektrik üretiminde yüzde 100 “sıfır emisyon” yer alıyor.

Kaynak: New York Times, Economist, Huffington Post, Politico Amerikanın Sesi

avatar
  Kaydol  
Bildir
22 Ekim 2019