Close Menu
  • Eşitlik
  • Barış ve Güvenlik
  • Siyaset
  • Adalet
  • Emek
  • Kültür-Sanat
  • Ekoloji
  • Bülten Üyeliği
  • Podcast
  • english
Facebook X (Twitter) Instagram YouTube TikTok Telegram
Hakkımızda
SES Eşitlik, Adalet, Kadın Platformu
Facebook X (Twitter) Instagram YouTube TikTok Telegram
  • Eşitlik

    Protestonun Ardından Kadınlara Dijital Saldırı: Yapay Zekâ, İfşa ve Toplumsal Ceza

    13 Ağustos 2026

    AYM’den Evlenen Kadının Nüfus Kaydına İlişkin Karar: Düzenleme Anayasa’ya Aykırı Bulunmadı

    13 Ağustos 2026

    İsrail’de Umut Siyaseti Sandıkta: İki Halk, Eşit Liste

    23 Haziran 2026

    Nafaka Tartışmasının Ötesinde: Boşanma Sonrası Kadın Yoksulluğu ve Sosyal Devletin Sorumluluğu

    8 Haziran 2026

    AYM Süresiz Nafaka Düzenlemesini İptal Etti: Bu Karar Ne Anlama Geliyor?

    7 Haziran 2026
  • Barış ve Güvenlik

    Sanat Siyasete Galip Geldi; İsrail’in Gazze’de Sivilleri Nasıl Hedef Aldığını Anlatan NAZA Filmine Venedik Özel Ödül

    15 Eylül 2026

    Kadın Örgütlerinden Zirveye Tepki: NATO’ya Hayır

    29 Haziran 2026

    İsrail’de Umut Siyaseti Sandıkta: İki Halk, Eşit Liste

    23 Haziran 2026

    Emperyal Dönüşümün Kıskacında Türkiye

    3 Haziran 2026

    Denizde Filistin İçin Direniş: Filistin Özgür Olmadan Kimse Özgür Değildir

    19 Mayıs 2026
  • Siyaset

    İktidarın “Seçimi Atlatma” Reçetesi: Yeni Düşmanlar Yaratmak, Aile On Yılı ve Derneklere Operasyonlar

    21 Eylül 2026

    “Hoş Davranan Kadınlar Tarih Yazmaz”: Hindistan’da Dönüşen Aktivizm

    25 Ağustos 2026

    Protestonun Ardından Kadınlara Dijital Saldırı: Yapay Zekâ, İfşa ve Toplumsal Ceza

    13 Ağustos 2026

    Protestoların Ardından: Modi Hükümeti Ara Seçimlerde Kaybetti

    11 Ağustos 2026

    Üsküdar’ın İlk Kadın Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın Gözaltına Alınmasına Tepkiler Büyüyor

    30 Temmuz 2026
  • Adalet

    AYM’den Evlenen Kadının Nüfus Kaydına İlişkin Karar: Düzenleme Anayasa’ya Aykırı Bulunmadı

    13 Ağustos 2026

    Çıplak Arama İnsan Onurunu Zedeler, Asla Kabul Edilemez

    15 Haziran 2026

    Denizde Filistin İçin Direniş: Filistin Özgür Olmadan Kimse Özgür Değildir

    19 Mayıs 2026

    EŞİK: “Yargı ve Yasama Eliyle Hayatlarımız ve Haklarımız Elimizden Alınıyor”

    11 Şubat 2026

    Pınar Selek:Feminizm Olmadan Faşizmi Aşamayız

    3 Şubat 2025
  • Emek

    KPMG’nin Yeni Raporu: Kadın Liderler “Cinsiyet Eşitliği Beyanı” Yerine Hesap Verilebilirlik İstiyor

    4 Eylül 2026

    Ankara’daki Öğretmen Eylemlerinde Ne Yaşanıyor? Gözaltılar, Açlık Grevi ve Ayrımcılık

    17 Haziran 2026

    Maden İşçilerinin Yürüyüşü Ankara’ya Ulaştı: Açlık Grevine Başlayan 110 İşçi Gözaltına Alındı

    21 Nisan 2026

    Depo İşçileri Direnişte: Kadın İşçilerden Kadın Örgütlerine Açık Çağrı

    6 Şubat 2026

    Türkiye: Çalışan Kadınlar İçin En Kötü Ülke

    24 Nisan 2025
  • Kültür-Sanat

    Sanat Siyasete Galip Geldi; İsrail’in Gazze’de Sivilleri Nasıl Hedef Aldığını Anlatan NAZA Filmine Venedik Özel Ödül

    15 Eylül 2026

    16 Kadın Sanatçı, Genç Kadın Öğrencilere SES Oldu

    2 Eylül 2026

    Kadın Dayanışmasının Yeni Mekanı Müzik Festivalleri: Olivia Rodrigo ve Daisy Chain Fields Festivali 

    30 Ağustos 2026

    Endişe mi Denetim mi ? Kadın Bedeni Neden Hala Kamusal Bir Sorun ?

    10 Ağustos 2026

    AI Çağında Sanatçı Hakları: SZA’nın Tepkisi, Plak Şirketleri ve Sanatçıların Endişeleri

    7 Temmuz 2026
  • Ekoloji
  • Podcast
  • English
Hakkımızda
SES Eşitlik, Adalet, Kadın Platformu

İktidarın “Seçimi Atlatma” Reçetesi: Yeni Düşmanlar Yaratmak, Aile On Yılı ve Derneklere Operasyonlar

21 Eylül 2026 Dayanışma
Facebook Twitter WhatsApp Email

12 Eylül gecesi “Ailem Güvende” ismi verilen operasyonlarla İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin’de LGBTI+ dernekleri, hak savunucuları ve mekanlar hedef alındı. Sözkonusu operasyonların adım adım ilerleyen bir kampanyanın durağı olduğunu söylemek mümkün. Birçok ülkede toplumsal cinsiyet meseleleri siyasal kutuplaşmanın merkezî unsurlarından biri hâline geldi. Özellikle otoriter popülist hareketler, toplumsal cinsiyet alanını siyasal mücadele, toplumsal hareketlilik ve demokratik gerilemenin bir kaldıracı olarak kullanmakta.

12 Eylül gecesi “Ailem Güvende” ismi verilen operasyonlarla İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin’de LGBTI+ dernekleri, hak savunucuları ve mekanlar hedef alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, 13 Eylül’de operasyonların 15 ili kapsadığını, 162 kişi, dokuz dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem yapıldığını açıkladı. Operasyonları “2026-2035 Aile ve Nüfus On Yılı” ve 2026/4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle ilişkilendirdi.

Soruşturmalarda “müstehcenlik”, “fuhuş”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve uyuşturucuya ilişkin suçlamalar gündeme gelirken, LGBTİ+ derneklerinin yurt dışından aldığı fonlar da incelemeye konu edildi. Çocukların cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği konusunda “yönlendirildiği” ve bu konuların “olağanlaştırıldığı” iddiaları da soruşturmalara gerekçe gösterildi. Savcılık derneğin sosyal medya paylaşımlarının “genel ahlak anlayışını ihlal edecek” ve “toplumun ar ve haya duygularını rencide edebilecek” nitelikte olduğunu iddia edildi.

12 Eylül’de gerçekleşen operasyona tepki olarak 15 Eylül’de Çağlayan‘daki İstanbul Adliyesi önünde bir araya gelenler gözaltına alındı. Aralarında haber takibi yapan BirGün muhabiri Sarya Toprak, Alman ARD TV muhabiri Sener Azak ile avukatların da olduğu 106 kişi, polis müdahalesi sonucu gözaltına alındı. Geceyi emniyette geçiren 106 kişinin ifade işlemleri sabah saatlerinde sona erdi. Gözaltı süreleri 24 saat uzatılan hak savunucuları daha sonra hastane muayenelerinin ardından serbest bırakıldı.

Operasyonlara tepki gösteren çok sayıda sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi. Operasyon kapsamında 116 kişi gözaltına alındı. 8’i Ankara’da 16’sı İzmir’de İzmir’de, 27’si Mersin’de, 5’i Aydın’da olmak üzere toplam 82 kişi tutuklandı.  Tutuklananların 20’sinin LGBTİ+ derneklerinden, 2’sinin HIV+ derneklerden olduğu; 2’sinin aktivist, 1’inin ise gazeteci olduğu belirtildi. 

İktidarın Yeni Favorisi: “Müstehcenlik” ve “LGBT’ye Özendirmek“

Son dönemlerde, her gün başka bir “müstehcenlik” suçlaması nedeniyle gerçekleşen gözaltılar ve tutuklamalarla karşılaşıyoruz. Eylül 2025’te Manifest grubunun sahne kıyafetleri ve dansları nedeniyle müstehcenlik suçundan ceza alması konuyu ana akım medyaya da taşımıştı. Geçtiğimiz bir yılda ise sanatçılar, sosyal medya içerik üreticileri ve kadınlara yönelik müstehcenlik soruşturmaları giderek arttı.

Ağustos sonunda Manifest grubu menajeri Tolga Akış tutuklandı. Tolga Akış’ın tutuklanma sebebi Manifest’in faaliyetleri ve “LGBTI+ olmaya özendirmek”. Tolga Akışı’ın tutukluluğundan yalnızca birkaç gün sonra Mabel Matiz hakkında soruşturma başlatıldı. Influencer Fatma Soydaş paylaşımlarından dolayı tutuklu, Bennu Gerede vibratörden bahsettiği için müstehcenlik suçlamasıyla soruşturma başlatıldı ve yurt dışına çıkış yasağı aldı.

Hukukçular, “müstehcenlik” kavramının sınırlarının belirsizliğine dikkat çekiyor. Avukat Tuğba Yılmaz TCK’nin 226. maddesinde düzenlenen müstehcenlik suçunun uzun yıllardır yürürlükte olmasına karşın son yıllarda farklı bir biçimde uygulanmaya başladığını söyledi. Yılmaz, müstehcenlik suçunun özellikle LGBTİ+lara, “makbul kadınlık” tanımına uymayan kişilere ve iktidarın “Aile Yılı” ve “Aile On Yılı” politikalarıyla çeliştiği düşünülen kişi ve kurumlara yönelik bir cezalandırma aracına dönüştüğünü belirtti.Yargıtay kararlarına bakıldığında maddenin geçmişte çoğunlukla çocukların cinsel istismarının kayda alındığı videolarla ilgili uygulandığını söyleyen Yılmaz, “Şimdi ise bu suç bambaşka biçimde hayatımızda” dedi.Yılmaz, “Müstehcenlik suçunun ‘Türk aile yapısını bozmak’, ‘LGBTİ+lığı özendirmek’ gibi uydurma suçların yasadaki karşılığı haline getirilmek istendiği açık” dedi.

Suyu Bulandırarak LGBTI+ Topluluğu Kriminalize Edilmeye Çalışılıyor

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına göre LGBTI+ birey olmak suç değil, dahası cinsiyet, cinsel kimlik ve cinsel yönelim temelli ayrımcılık anayasaya aykırı. Ancak müstehcenlik, uyuşturucu, fuhuş gibi başlıklarla bir arada anılarak, LGBTI+ topluluğu kriminalize edilmeye çalışılıyor.

Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar 12 Eylül’de gerçekleşen operasyonlara yönelik konuşmasında “Bu operasyon açık bir şekilde LGBTİ+’ların sırf var oldukları için devlet tarafından suçlu olarak görüldüğünün ilanıdır. Ortada suç yok, suç olmadığı için suçlu da yok. LGBTİ+ olmak doğuştan getirdiğimiz bir özelliğimiz ve sırf doğuştan getirdiğiniz bir özelliğinizden dolayı zulme uğruyorsunuz. Mesele bundan ibaret.” dedi. Tar, soruşturmalardaki “müstehcenlik” suçlamasına da itiraz etti, yasalara aykırı bir biçimde LGBTI+ bireylerin varlığının müstehcenlik olarak tanımlandığını ifade etti.

Otoriter Rejimlerin Aparatı Olarak Toplumsal Cinsiyet

Son yıllarda farklı ülkelerde yükseliş gösteren otoriter popülist hareketler, toplumsal cinsiyet meselelerini siyasal söylemlerinin önemli bir bileşeni hâline getirdi. Aile, kadınlık, erkeklik ve cinsellik etrafında şekillenen söylemler aracılığıyla geleneksel toplumsal cinsiyet normları siyasetin, kamuoyunun ve dijital medyanın gündemi haline geldi.

Bu süreçte toplumsal cinsiyet yalnızca kültürel bir tartışma alanı değil, iktidarlar tarafından otoriter değerlerin yaygınlaştırılmasında ve demokratik normların aşındırılmasında kullanılan siyasal bir araç olarak işlev görmektedir.

Birçok ülkede toplumsal cinsiyet meseleleri siyasal kutuplaşmanın merkezî unsurlarından biri hâline geldi. Kadın hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, LGBTİ+ hakları ve aile politikaları etrafında yürütülen tartışmalar, yalnızca kültürel değer çatışmaları olarak değil, daha geniş siyasal dönüşümlerin bir parçası olarak değerlendirilmekte. Özellikle otoriter popülist hareketler, toplumsal cinsiyet alanını siyasal mücadele, toplumsal hareketlilik ve demokratik gerilemenin bir kaldıracı olarak kullanmaktadır.

Bu süreç, ekonomik dönüşümlerin ve toplumsal değişimlerin yarattığı güvencesizlik ortamıyla yakından ilişkilidir. Sanayi sonrası ekonomilerde geleneksel erkeklik rollerinin dayandığı maddi ve sembolik temellerin aşınması, bazı erkek gruplarında statü kaybı ve dışlanmışlık hissini güçlendirmektedir. Otoriter popülist söylemler ise bu kırılganlıkları yapısal ekonomik sorunlar yerine toplumsal cinsiyet eşitliği talepleri veya kültürel dönüşümler üzerinden açıklayan anlatılar geliştirmektedir. Böylece toplumsal hoşnutsuzluk, mevcut ekonomik ve siyasal yapılara yönelmek yerine belirli toplumsal gruplara yönlendirilebilmektedir.

Güncel araştırmalar aile, ulusal kimlik ve geleneksel değerler etrafında kurulan söylemlerin otoriter siyaset açısından önemli bir yer tuttuğunu göstermektedir. Çalışmalar otoriter aktörlerin gücü merkezileştirmek ve muhalefeti bastırmak için toplumsal cinsiyeti stratejik bir araç olarak kullandığını ve toplumsal cinsiyet politikalarının demokratik aşınmanın merkezi mekanizmalarından biri olduğunu vurgulamaktadır.

Bu siyasal stratejinin merkezinde “toplumsal cinsiyet ideolojisi” adı altında kurgusal bir dış tehdit ve düşman yaratımı bulunur. Karmaşık toplumsal sorunlar basitleştirilerek feminist hareketler ve eşitlik talepleri aileyi ve ulusal değerleri yıkmaya çalışan tehditler olarak çerçevelenir.

Otoriter popülizm toplumsal cinsiyet normlarını yalnızca muhafazakâr değerlerin korunması amacıyla değil; toplumsal hoşnutsuzluğu belirli hedeflere yönlendirmek, hiyerarşik toplumsal ilişkileri normalleştirmek ve otoriter değerleri gündelik yaşam içerisinde yeniden üretmek amacıyla kullanmaktadır.

Yeni Düşmanlar Yaratmak ve “Aile On Yılı”: İktidarın Yeni Seçim Stratejisi

Belki de sorulması gereken en önemli sorulardan biri bu operasyonların neden şimdi gerçekleştirildiği. Öncelikle bu operasyonların adım adım ilerleyen bir kampanyanın durağı olduğunu söylemek mümkün. LGBTI+ toplumunun haklarını görmezden gelen ve varlığını kriminalize eden, söylemler bir süredir şiddetlenerek yaygınlaştı. Kadın hakları, LGBTI+ hakları ve insan hakları perspektifi tahrip edilirken; “aile” kavramı üzerinden yürütülen strateji kuvvetlendi.

Bu stratejinin en somut belgelerinden biri Mayıs ayında resmi gazetede yayımlanan genelge oldu. 2 Mayıs’ta yayımlanan genelgede 2026-2035 dönemi “Aile ve Nüfus On Yılı” ilan edildi. Genelgede aile kurumu ve nüfus hedefleri, bireysel hakların önüne geçti. Türkiye’nin doğurganlık oranındaki hızlı düşüşün alarm zillerini çaldırdığını öne süren hükümet, aile kurulmasını olumsuz etkileyen durumlara karşı harekete geçileceğini, evliliği ve doğurganlığı teşvik edici adımlar atılacağını duyurdu. Belgede feminist hareket ve toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesi “cinsiyetsizleştirme başta olmak üzere zararlı akımlar” başlığı altında “aile kurumunu, nesilleri, millî ve manevî değerleri tehdit eden” unsurlar arasında sayıldı. Medya ve dijital platformlara yönelik “dijital aile kalkanı” ile “aile dostu yayıncılık” düzenlemeleri gündeme getirildi.

Bu çerçevede iktidar partisi Türkiye’nin çalkantılı ekonomik ve politik ortamında yaklaşan genel seçimleri “atlatmayı” hedeflerken; yaratacağı yeni düşman LGBTI+ bireyler ve kadınlar olacak gibi görünüyor. Benzer stratejiler Macaristan’da Orban yönetiminde ve halihazırda ABD’de Trump yönetiminde de belirgin bir şekilde karşımıza çıkıyor. Gülseren Onanç, Aile On Yılı Genelgesi hakkında kaleme aldığı yazısında “kronik enflasyonun yüksek seyrettiği, gelir dağılımındaki bozulmanın derinleştiği bir ortamda ekonomik çözümlere yanıt üretemeyen iktidar kimlik siyasetine yaslanacak. “Aile”yi yücelterek, feminist hareketi ve LGBTİ+ haklarını “beka tehdidi” olarak kodlayacak.” sözleriyle bu durumu ifade etmişti. Nefreti, ayrıştırmayı ve kutuplaşmayı merkeze alan bu stratejiye karşı; dayanışmayı arttırmak ve bu stratejinin unsurlarını dillendirmek mücadeleyi kuvvetlendirmenin en önemli unsurlarından biri.

İlgili Makaleler

Ailem Güvende Operasyonları Kimin Güvenliği

14 Eylül 2026

“Hoş Davranan Kadınlar Tarih Yazmaz”: Hindistan’da Dönüşen Aktivizm

25 Ağustos 2026

Protestonun Ardından Kadınlara Dijital Saldırı: Yapay Zekâ, İfşa ve Toplumsal Ceza

13 Ağustos 2026

Protestoların Ardından: Modi Hükümeti Ara Seçimlerde Kaybetti

11 Ağustos 2026

Comments are closed.

© 2026 Her Hakkı Saklıdır.
  • Eşitlik

    Protestonun Ardından Kadınlara Dijital Saldırı: Yapay Zekâ, İfşa ve Toplumsal Ceza

    13 Ağustos 2026

    AYM’den Evlenen Kadının Nüfus Kaydına İlişkin Karar: Düzenleme Anayasa’ya Aykırı Bulunmadı

    13 Ağustos 2026

    İsrail’de Umut Siyaseti Sandıkta: İki Halk, Eşit Liste

    23 Haziran 2026

    Nafaka Tartışmasının Ötesinde: Boşanma Sonrası Kadın Yoksulluğu ve Sosyal Devletin Sorumluluğu

    8 Haziran 2026

    AYM Süresiz Nafaka Düzenlemesini İptal Etti: Bu Karar Ne Anlama Geliyor?

    7 Haziran 2026
  • Barış ve Güvenlik

    Sanat Siyasete Galip Geldi; İsrail’in Gazze’de Sivilleri Nasıl Hedef Aldığını Anlatan NAZA Filmine Venedik Özel Ödül

    15 Eylül 2026

    Kadın Örgütlerinden Zirveye Tepki: NATO’ya Hayır

    29 Haziran 2026

    İsrail’de Umut Siyaseti Sandıkta: İki Halk, Eşit Liste

    23 Haziran 2026

    Emperyal Dönüşümün Kıskacında Türkiye

    3 Haziran 2026

    Denizde Filistin İçin Direniş: Filistin Özgür Olmadan Kimse Özgür Değildir

    19 Mayıs 2026
  • Siyaset

    İktidarın “Seçimi Atlatma” Reçetesi: Yeni Düşmanlar Yaratmak, Aile On Yılı ve Derneklere Operasyonlar

    21 Eylül 2026

    “Hoş Davranan Kadınlar Tarih Yazmaz”: Hindistan’da Dönüşen Aktivizm

    25 Ağustos 2026

    Protestonun Ardından Kadınlara Dijital Saldırı: Yapay Zekâ, İfşa ve Toplumsal Ceza

    13 Ağustos 2026

    Protestoların Ardından: Modi Hükümeti Ara Seçimlerde Kaybetti

    11 Ağustos 2026

    Üsküdar’ın İlk Kadın Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın Gözaltına Alınmasına Tepkiler Büyüyor

    30 Temmuz 2026
  • Adalet

    AYM’den Evlenen Kadının Nüfus Kaydına İlişkin Karar: Düzenleme Anayasa’ya Aykırı Bulunmadı

    13 Ağustos 2026

    Çıplak Arama İnsan Onurunu Zedeler, Asla Kabul Edilemez

    15 Haziran 2026

    Denizde Filistin İçin Direniş: Filistin Özgür Olmadan Kimse Özgür Değildir

    19 Mayıs 2026

    EŞİK: “Yargı ve Yasama Eliyle Hayatlarımız ve Haklarımız Elimizden Alınıyor”

    11 Şubat 2026

    Pınar Selek:Feminizm Olmadan Faşizmi Aşamayız

    3 Şubat 2025
  • Emek

    KPMG’nin Yeni Raporu: Kadın Liderler “Cinsiyet Eşitliği Beyanı” Yerine Hesap Verilebilirlik İstiyor

    4 Eylül 2026

    Ankara’daki Öğretmen Eylemlerinde Ne Yaşanıyor? Gözaltılar, Açlık Grevi ve Ayrımcılık

    17 Haziran 2026

    Maden İşçilerinin Yürüyüşü Ankara’ya Ulaştı: Açlık Grevine Başlayan 110 İşçi Gözaltına Alındı

    21 Nisan 2026

    Depo İşçileri Direnişte: Kadın İşçilerden Kadın Örgütlerine Açık Çağrı

    6 Şubat 2026

    Türkiye: Çalışan Kadınlar İçin En Kötü Ülke

    24 Nisan 2025
  • Kültür-Sanat

    Sanat Siyasete Galip Geldi; İsrail’in Gazze’de Sivilleri Nasıl Hedef Aldığını Anlatan NAZA Filmine Venedik Özel Ödül

    15 Eylül 2026

    16 Kadın Sanatçı, Genç Kadın Öğrencilere SES Oldu

    2 Eylül 2026

    Kadın Dayanışmasının Yeni Mekanı Müzik Festivalleri: Olivia Rodrigo ve Daisy Chain Fields Festivali 

    30 Ağustos 2026

    Endişe mi Denetim mi ? Kadın Bedeni Neden Hala Kamusal Bir Sorun ?

    10 Ağustos 2026

    AI Çağında Sanatçı Hakları: SZA’nın Tepkisi, Plak Şirketleri ve Sanatçıların Endişeleri

    7 Temmuz 2026
  • Ekoloji
  • Podcast
  • English

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.