Meta’nın yapay zekâ destekli akıllı gözlükleri satışa sunuldu. Şirket, yeni akıllı gözlüklerinin tanıtımı için Kylie Jenner ile işbirliği gerçekleştirdi. Jenner aynı zamanda gözlük tasarımına katkı sunduğunu ve Meta AI asistanı için kendi sesini lisansladığı da açıklandı. Mahremiyet ve veri güvenliği konusunda soru işaretleri oluşturan ürünün, kadınları hedef alan bir pazarlama stratejisiyle piyasaya sunulması ise dikkat çekti. Şimdiden kadınların haberi olmadan erkekler tarafından Meta gözlükleri ile çekilmiş videolarının sosyal medyada paylaşıldığı durumlarla karşılaşılıyor.

Meta Gözlükleri Nasıl Çalışıyor?
Meta’nın Ray-Ban ve Oakley iş birliğiyle geliştirdiği yapay zekâ destekli akıllı gözlükler satışa sunuldu. Gözlükler üzerlerinde bulunan kamera, mikrofon ve hoparlör sayesinde kullanıcılara eller serbest şekilde fotoğraf ve video çekme, canlı yayın yapma, telefon görüşmesi gerçekleştirme, müzik dinleme ve Meta AI asistanına erişim sunuyor.
Akıllı telefonlarla kamusal alanda kayıt almak zaten mümkündü. Ancak telefon ya da kameranın bir kişiye doğrultulması, kayıt alındığının fark edilmesini sağlayan önemli bir işaretti. Akıllı gözlükler ise bu görünürlüğü büyük ölçüde ortadan kaldırıyor. Dışarıdan bakıldığında sıradan bir güneş gözlüğünden ayırt edilmesi zor olan bu cihazlar, kişilerin bilgisi dışında görüntülenmesini çok daha kolay hâle getiriyor. Meta, kayıt sırasında gözlük üzerindeki LED ışığının yandığını belirtse de kolay modifikasyonlarla bu uyarı ışığının devre dışı bırakılabildiği ortaya çıktı. Daha önce drone ve gizli dinleme cihazlarında görülen benzer müdahaleler, akıllı gözlüklerde de yeni hukuki ve etik tartışmaları beraberinde getiriyor.
Kylie Jenner İş Birliği
Meta’nın ürün lansmanında teknoloji yerine modayı öne çıkarması dikkat çekiyor. Şirket, yeni akıllı gözlüklerinin tanıtımı için Kylie Jenner ile işbirliği gerçekleştirdi. Jenner kampanyanın yüzü olmasının yanı sıra, gözlük tasarımına katkı sunduğunu ve Meta AI asistanı için kendi sesini lisansladığı da açıklandı.
Birçok araştırmacıya göre bu tercih, bilinçli bir pazarlama stratejisi. Tüketim ekonomisinde satın alma kararlarının büyük bölümünü kadınların yönlendirmesi, yeni teknolojilerin kitleselleşmesinde kadın kullanıcıların benimsenmesini kritik hâle getiriyor. Bu nedenle ürünlerin, moda, güzellik ve yaşam tarzı unsurlarıyla kadınlara pazarlanması bilinçli bir strateji olarak değerlendiriliyor.
Teknoloji araştırmacısı Dr. Sarah Saska konu ile ilgili sosyal medya paylaşımında, büyük teknoloji şirketlerinin kadınlar tarafından benimsenmeyen ürünlerin ana akım hâline gelemediğini bildiklerini belirtiyor. Saska’ya göre yabancı ve potansiyel olarak rahatsız edici görünen teknolojiler; moda, wellness ve güzellik estetiğiyle paketlenerek daha güvenli ve arzu edilir gösteriliyor.
Meta’nın kampanyasında Kylie Jenner’ın yanı sıra DJ Peggy Gou ve çeşitli moda fenomenlerinin de yer alması bu stratejiyi güçlendiriyor. Ai teknolojisinin ünlü kadınlarla gerçekleştirilen reklam kampanyaları, sosyal medya akımları ile feminizasyonu, tehlikelere gebe bir gözetim ürününü daha güvenli hissettirmek için bir strateji olarak kullanıldığı yorumu yapılıyor. Reklam görselleri bir teknoloji ürünü tanıtımından çok moda editoryalini andırıyor. Böylece tartışmanın odağı gözetim, mahremiyet ve veri güvenliğinden uzaklaştırılarak stil ve yaşam tarzına kaydırılıyor. Kamusal alanda en fazla izinsiz görüntülenme ve cinsel tacizle karşılaşan kadınlara yönelik güvenlik riskini derinleştiren bu teknoloji yine kadın figürleri üzerinden normalleştiriliyor.
Güvenlik ve Mahremiyet Endişeleri
Akıllı gözlüklerin yarattığı en büyük tartışma mahremiyet alanında yaşanıyor. Harvard Üniversitesi öğrencileri Anh Phu Nguyen ve Caine Ardayfio’nun gerçekleştirdiği çalışma, yapay zekâ ile yüz tanıma teknolojisinin birlikte kullanılması hâlinde bu gözlüklerin saniyeler içinde kamusal veri tabanlarından bir kişinin adı, telefon numarası, adresi ve yakınlarına ilişkin bilgilere ulaşabileceğini gösterdi. Benzer endişeler Meta’nın kendi yazılımı için de gündeme geldi. WIRED’ın incelemesine göre Meta AI uygulamasının içinde “NameTag” adı verilen yüz tanıma altyapısına ait kodlar uzun süredir bulunuyor
Henüz aktif edilmeyen bu sistem, gözlük kamerasıyla görülen kişilerin yüzlerini biyometrik verilere dönüştürerek kullanıcı cihazındaki verilerle eşleştirebilecek şekilde tasarlanmış durumda. Şirket bu özelliğin aktif olmadığını belirtse de, yüz tanımanın milyonlarca telefona indirilen uygulamanın altyapısına çok önceden eklenmiş olması, teknolojinin ileride kullanılabileceğine ilişkin kaygıları artırdı. Bu özellik saplantılı takipçilerden kolluk kuvvetlerine kadar birçok aktör tarafından kötüye kullanılabileceği öngörülüyor. ABD’de altı eyalette ICE ajanları şimdiden bu gözlükleri kullanırken görüntülendi. Kadınlar halihazırda dijital şiddetin hedefi haline gelmişken, bu teknoloji kadınların güvenliği konusunda soru işaretleri doğuruyor.
Gizli Kayıtlar ve Kadınlara Yönelik Dijital Şiddet
Teknolojinin kötüye kullanımına ilişkin örnekler şimdiden ortaya çıkmaya başladı. BBC’nin haberlerine göre, özellikle plajlarda, sokakta veya mağaza önlerinde kadınlara yaklaşan bazı erkekler, Meta gözlükleriyle yaptıkları konuşmaları karşı tarafın bilgisi olmadan kaydediyor. Daha sonra bu görüntüler “flört tavsiyesi” veya “pick-up” içerikleri olarak TikTok ve diğer sosyal medya platformlarında paylaşılıyor. yüz binlerce, hatta milyonlarca izlenmeye ulaşan videolar, kadınları hedef alan aşağılayıcı ve kadın düşmanı yorumlarla etkileşim almaya devam ediyor.
Uzmanlara göre burada yalnızca gizli kayıt sorunu değil, kadınların çevrimiçi içerik ekonomisinin bir parçası hâline getirilmesi söz konusu. CNN‘e konuşan Monash Üniversitesi öğretim üyesi, feminist akademisyen Stephanie Wescott, son dönemde “manfluencer” olarak adlandırılan erkek içerik üreticilerinin kadınları gizlice kaydederek kadın düşmanı içerikler ürettiği yeni bir eğilime dikkat çekiyor. Wescott’a göre bu videolarda kadınlar bir birey olarak değil, “fethedilecek bir hedef”, “ödül” ya da “başarı göstergesi” olarak konumlandırılıyor.
Brighton’da yaşayan Oonagh, reddettiği bir erkeğin kendisini Meta gözlükleriyle gizlice kaydettiğini haftalar sonra TikTok’ta yayımlanan videodan öğrendi. Videoda yaşadığı şehir de görünüyordu ve paylaşımın altında çok sayıda hakaret içerikli yorum bulunuyordu. Polise başvurmasına rağmen, olay kamusal alanda gerçekleştiği için hukuki yaptırım uygulanamadı. Başka bir vakada ise bir kadın, gizlice kaydedilen görüntülerinin kaldırılması için içerik üreticisinin kendisinden para talep ettiğini anlattı.
End Violence Against Women Coalition’dan Rebecca Hitchen, bu gelişmelerin “üzücü ama şaşırtıcı olmadığını” söylüyor. Hitchen’a göre bu tür gözlüklerin failler tarafından kullanılacağı en başından öngörülebilecek bir durumdu.
Wescott’a göre akıllı gözlükler bu içerik üreticilerine yalnızca yeni bir kayıt aracı sunmuyor; aynı zamanda kamusal alandaki güç ilişkilerini de yeniden üretiyor. Kadınların haberi olmadan izlenebileceği, kaydedilebileceği ve görüntülerinin kontrolünün başkalarının eline geçebileceği mesajını normalleştiriyor. Bu da kamusal alanın erkeklerin gözetim ve denetimine açık olduğu fikrini pekiştiriyor. Wescott, bu durumu teknolojinin toplumsal cinsiyet temelli kötüye kullanımının yeni bir örneği olarak değerlendiriyor. Ona göre en büyük tehlike ise kadınların bedenleri üzerindeki kontrolü kaybetmeleri ve bunun gerçekleştiğinin çoğu zaman farkında bile olmamaları.
Kenya’daki İşçiler Görüntüleri İzleyerek Sınıflandırıyor
Meta’nın yapay zekâ sistemlerinin çalışabilmesi için yalnızca algoritmalar yeterli değil; insan emeği de gerekiyor. İsveç basınının ortaya çıkardığı bilgilere göre Kenya’nın Nairobi kentinde çalışan içerik moderatörleri, Meta gözlükleriyle kaydedilen görüntüleri izleyerek yapay zekâ eğitiminde kullanılacak şekilde etiketliyordu.
Çalışanların ifadelerine göre inceledikleri kayıtlar arasında insanların tuvalette olduğu görüntüler, soyunurken kaydedildikleri anlar, yatak odasında unutulan gözlüklerin kaydettiği özel görüntüler ve cinsel içerikli videolar da bulunuyordu. Bazı gözlük kullanıcıları ise bu görüntülerin kaydedildiğini ya da Meta tarafından insan çalışanlara izletildiğini bilmediklerini söyleyerek dava açtı. Olayların ardından Meta’nın Nairobi’deki ilgili sözleşmeyi sonlandırdığı bildirildi.
Bu örnek, yapay zekânın yalnızca otomatik sistemlerden oluşmadığını; milyonlarca kullanıcının en mahrem görüntülerinin dünyanın başka bir ucundaki insanlar tarafından incelenebildiğini de ortaya koyuyor.
Akıllı Gözlükler Yaygınlaşırken
Meta bugüne kadar yaklaşık yedi milyon akıllı gözlük sattığını açıklıyor. Mark Zuckerberg bu ürünleri “tüketici elektroniği tarihinin en hızlı büyüyen kategorilerinden biri” olarak tanımlıyor. Ancak Meta tek oyuncu değil. Apple’ın kendi akıllı gözlüğü üzerinde çalıştığı, Google’ın bu alana yeniden girmeye hazırlandığı ve Snap’in de yeni nesil Specs gözlüklerini piyasaya süreceği belirtiliyor.
Yapay zeka destekli akıllı gözlükler ve benzeri teknolojilerin yaygınlaşması dijital ve fiziksel istismarla en çok karşı karşıya kalan gruplar olarak kadınlar ve çocuklara yönelik tehdit oluşturuyor. Aynı zamanda teknoloji şirketleriyle yakından ilişkili otoriter iktidarlar tarafından veri tabanlarının ve yüz tanıma teknolojilerinin kullanılması endişe uyandırıyor.
