Novi Sad’daki ölümcül kazayla başlayan öğrenci protestoları, iki yılda sandıkta zafere dönüştü. Fakülte forumlarında doğan lidersiz hareket, yurttaşların imzalarıyla sunduğu 250 kişilik “öğrenci listesiy”yle 12 yıllık Vučić dönemini bitirdi.

Yeni Bir Dönemin Başlangıcı
Sırbistan’da 12 yıllık Aleksandar Vučić dönemi sandıkta sona erdi. Giderek otoriterleşen lider, iki yıldır hükümetine karşı sokakta olan öğrenci hareketine yenildiğini kabul etti. Sonuçlar, Öğrenci Listesi’ne 250 sandalyeli parlamentoda çoğunluğu getirdi.
Kutlamalardan saatler önce sandıklara rekor sayıda seçmen gitmişti. Ülkenin dört bir yanında sandık başlarında uzun kuyruklar oluştu, bazı yerlerde bekleme süresi iki saati buldu. CeSID ve Ipsos, akşam 19.00 itibarıyla katılımı %67,6 olarak açıkladı. Bu oran, 1992’de Yugoslavya’nın dağılmasından bu yana en yüksek katılım.
Öğrenciler adına konuşan Belgrad Üniversitesi profesörü Radomir Saičić, “Sevgili Sırbistan, bu gece halkın sesi duyuluyor” dedi ve ekledi: “Bu gece zaferi kutluyoruz, yarın geleceği inşa ediyoruz.”
Novi Sad’dan Sandığa
Her şey Kasım 2024’te Novi Sad tren istasyonunda gerçekleşen bir kaza ve kaza sonucu 16 kişi hayatını kaybetmesiyle başladı. Facia önce öğrenci protestolarını tetikledi. Çöküşün ardında özensiz inşaat, sahtecilik ve yolsuzluk olduğuna dair kanıtlar ortaya çıktıkça protestolar geniş bir hükümet karşıtı harekete dönüştü.
Öğrencilerin baskısı karşısında köşeye sıkışan Vučić, geçen ay cumhurbaşkanlığından istifa ederek erken seçim kumarına girdi. Öğrenciler ise bu fırsatı, sokaktaki hareketi siyasi güce dönüştürmek için değerlendirdi.
Forumlardan Meclis Listesine
Hareketin omurgası, fakültelerde kurulan forumlar, yani plenumlar oldu. Bu forumlar gösteriler boyunca tüm ülkeye ve farklı meslek gruplarına yayıldı. İktidarın kamusal alanın her köşesine hâkim olduğu Sırbistan’da toplumsal muhalefet, çözümü alternatif alanlar yaratmakta buldu. Öğrenciler plenumlarda önce eylem ve boykotları nasıl örgütleyeceklerini sonrasında ise nasıl siyasi bir yapılanma oluşturacaklarını tartıştı.
Sonuç, lidersiz bir taban hareketinin çıkardığı 250 kişilik bir aday listesi oldu. Liste, tıpkı protestolar gibi tabandan tavana örgütlendi. Adaylar için öğrenci olmamak, üst düzey bir muhalefet partisi yöneticisi ya da iktidar partisi üyesi olmamak ve temiz bir sicile sahip olmak gibi koşullar belirlendi. Listenin yarısından fazlasını profesörler ve öğretmenler gibi eğitim çalışanları oluşturuyor. Yanlarında sporcular, çiftçiler ve farklı meslek gruplarının temsilcileri yer alıyor.
Seçim sistemi de bu yolu mümkün kıldı. Sırbistan’da 250 sandalyeli meclis için tüm ülke tek seçim bölgesi sayılıyor ve ülke barajı %3. Partilerin yanı sıra yurttaşlar da 10 bin imza toplayarak liste sunabiliyor. Öğrenciler listelerini bu yolla, yurttaş imzasıyla sundu.
Seçim Nasıl Kazanıldı?
Öğrenciler kampanyayı sokakta ve kapı kapı yürüttü. Mitingler düzenlediler, uzun süre Vučić’in kalesi sayılan kırsal bölgelere gittiler ve kendilerini düzen karşıtı aday olarak anlattılar. Sloganları basitti: “Sırbistan mı, Mafya mı?”
Guardian’a konuşan bir öğrenci, bu çabayı “büyük bir kolektif emek” olarak tarif ediyor. Kapı kapı dolaşılarak seçmen verisi toplandı. “Her köye bir öğrenci” programı, Vučić’in kırsaldaki tabanını hedef aldı. Hepsi demokratik yurttaş meclisleri tarafından koordine edildi. Küskün seçmenin sandığa gitmesi hedeflendi. Rekor katılım bu hesabın tuttuğunu gösterdi. Seçimden önceki hafta Belgrad’daki son mitinge tahminen 150 bin kişinin katılması da zaferin ilk işaretlerden biriydi.
Muhalefetin tutumu da belirleyici oldu. Ana akım muhalefet partilerinin çoğu kamuoyu baskısıyla öğrenciler lehine yarıştan çekildi. Böylece öğrenci hareketi, fiilen ülkenin ana muhalefet gücü hâline geldi ve oylar tek bir listede toplandı.
Bundan Sonra Ne Olacak?
Avrupa’yı protestoların sardığı bu dönemde, AB aday ülkesi Sırbistan’da sonuç, önemli bir siyasi kırılma anlamına geliyor. Öğrenciler kampanya boyunca ekonomiyi yeniden inşa etme ve demokrasiyi geri getirme sözü verdi. Hareket kendini “cesur bir demokratik deney” olarak görüyor. Guardian’a konuşan bir öğrenci bu durumu “Hareketimizin özü doğrudan demokrasi. Bu kolektif çaba, insanların seyirci değil, karar sürecinin bir parçası olduğunu hissetmesiyle ilgili.” sözleriyle ifade ediyor.
Öğrenci Listesi’nin nasıl bir hükümet kuracağı henüz belli değil. Şimdiye kadar programı genel kurul belirledi. Bu yöntemin hükümet ölçeğinde nasıl işleyeceği henüz bilinmiyor. Bununla birlikte on yılı aşkın, son derece merkeziyetçi SNS yönetiminin ardından devleti ve ekonomiyi dönüştürmek oldukça zor olacak. Sokaklarda doğan hareket, yatay bir örgütlenmeyle sandıkta büyük bir zafer elde etti. Asıl değişim ise katılımcı yöntemin devlet yönetimde sürdürülmesiyle gerçekleşecek.
